DESTEK HATTI: +90 (212) 635 35 99
 
Damla Kehribar
30 Jul

Damla Kehribar

Ekleyen: Damla Kehribar Okunma: 182 Yorum: 0
Kehribar Nedir ?
          Kehribar Yüzükler Asırlardır kültürümüzde olmuş ve insanların ilgisini çekmiştir.İnsanlar bu Yüzük satın almış ve kullanmışlardır. Günümüzdede bu Yüzüğe olan ilgi, devam etmektedir.Günümüz şartlarında gelişen teknoloji ve sanayi üretimi sahteciliği de beraberinde getirmiştir.Günlük hayatta gördüğümüz her maddenin her üretimin bir sahtesini görür olduk.Tesbih gibi kullanışlı bir aksesuarında ekonomik kaygı güden bazı kesimler tarafından sahtesinin üretilmeye başlandığını hemen hemen herkes biliyor.Peki Nasıl oluyor bu sahte kehribar tesbihler Damla kehribar tesbihlere ısıl işlem uygulandığında yani ısıtıldığında çıra kokusuna benzer bir koku yaymaktadırlar. Tabiki böyle oluyor diye tesbihi yakmaya çalışmanızı tavsiye edilmez avuç içinde sürtünerek kazandırılmış ısıyla elinize hafif de olsa bir koku bulaşacaktır.

          Kehribar Nedir..? 
          Kehribar,çoğumuzun aşina olduğu ağaç üzerindeki reçinenin fosilleşmiş halidir.Çoğunlukla kozalaklı ağaçların reçinesinden oluşmasının yanında tropikal çiçekli ağaçlarda da oluştuğu gözlemlenmektedir.Bu ağaç reçineleri kendilerini salgılayan ağaçla birlikte veya tek başına lagün,delta veya deniz ortamına taşınmaktadır.Milyonlarca sene boyunca bu ortama taşınmış,bazen yüzlerce metre kalınlığa ulaşmış tabakaların altında kalan reçine geçen bu zaman boyunca basınç ve sıcaklık etkenleriyle birlikte sertleşerek kehribara dönüşür.
       
          Her Reçine Kehribar mıdır..?
          Kehribarın oluşum süresi basınç,sıcaklık ve geçen zamanla alakalıdır.Yeterli basınç ve sıcaklıkta bulunmayan reçine tam anlamıyla kehribar kıvamına gelemez,copal adı verilen tam olgunlaşmamış kehribar oluşur.Günümüzde tam olgunluğa ulaşmış,en makbulkehribar baltık ülkeleri çevresinden çıkartılmaktadır ve çeşitli obje yapımında kullanılmaktadır.



          KEHRİBAR
          Asya, Afrika ve Avrupa’da kullanılan ilk taştır. Antik Roma’da ilaç olarak kullanıldı. Calistratus ünlü hekim kehribarın deliliği önlediğini kaydediyordu. Bal ile kullanıldığı takdirde boğaz, kulak ve göz hastalıklarını, su ile karıştırıldığında ise mide hastalıklarını tedavi ettiğini belirtiyordu. Romalı köylü kadınlar bezelerin şişmesi ve boğaz ağrısına karşı takı olarak kullanmışlardı. İranlı İbn-i Sina pek çok hastalık için kehribarı çare olarak gösterdi. Asya " sarı şurup” adını verdikleri iksiri sakinleştirici olarak kullandı. Ortaçağda kehribar boncuklar kullanıldı. Sarı yağ, sarı balsam, sarı özü simyacı tariflerinin kayıtları mevcuttur. Dünya savaşı zamanında Litvanya ve Rusya’da dadılar bebeklerde kullandı. İkinci Dünya Savaşında Almanya’da diş çıkaran bebeklerde kullanıldı. Bilim adamlarının da ilgisini çeken araştırmalara konu olmuş bir taştır.

  • Deri hastalıklarını tedavi eder.
  • Kolye olarak kullanıldığında astım ve alerjik solunum rahatsızlıklarını tedavi eder.
  • Sakinleştirici ve yatıştırıcı enerjisi vardır. 
  • Düşünce berraklığı sağlar.
  • Zor durumda tarafsız ve gerçekçi kalmayı sağlar.
  • Elektromanyetik alanlara karşı etkilidir. 
  • Kesik, yara iyileştirir. 
  • Arkadaş edinmek için faydalıdır.
  • Baş, boyun ve boğaz çevresi için ağrı kesicidir.
  • Vücudun sağlıklı olmasını sağlar.
  • Kehribar ile vücuda masaj yapılması faydalıdır.
  • Yaraları sarmak veya sıvı olarak antibiyotik olarak kullanılmıştır.
  • Alerji, astım, artrit, Alzheimer, kanser, sindirim sistemi bozuklukları, kalp krizi ve kalp yetmezliği, diyabet,
  • MS için kullanılır.

Yorum Ekleyin